Hepimiz zaman zaman yemek konusunda aşırıya kaçabiliyoruz. Bu durum özellikle misafirliklerde, çıkılan yemeklerde, partilerde ya da özel günlerde kendini gösteriyor. Ancak çok yemek artık bir alışkanlık haline gelmişse, hatta yemek yerken kontrolden çıktığınızı fark etmeye başladıysanız bunun duygusal yeme bozukluğunun bir işareti olabileceği üzerinde durmanız gerekiyor.

Öncelikle duygusal yeme bozukluğunun hissedilen olumsuz duygularla başa çıkmak için kişinin kendi adına bir tatmin yolu olarak yemek yemeyi seçmesi olduğunu açıklayalım. Dolayısıyla bunun doymayla ya da arada bir yapılan yemek kaçamaklarıyla bir ilgisi yok. En belirgin özelliği tıkınırcasına yeme olan duygusal yeme bozukluğunu, sık acıkmaya neden olan hipoglisemi (düşük kan şekeri) ile de karıştırmamak gerekiyor.

Duygusal yeme bozukluğu yaşayan bireylerin genellikle hızlı ve plansız yeme, yemek yerken kontrolü kaybetme, doyma hissine aldırmama, yemek yemeyi durduramama gibi belirtileri vardır. Bunların yanı sıra günlük hayattaki stres ve özellikle yemek yedikten sonra hissedilen suçluluk duygusu da, bu bozukluğun duygusal semptomları arasında yer alır.

Duygusal yeme bozukluğuyla başa çıkmak için öncelikle bunun altında yatan neden araştırılmalı ve bireyin kendi hayatında tatmin olmadığı, stres yaşadığı, huzursuz ve mutsuz olduğu konular ele alınmalıdır. Çoğunlukla bu sorunların çözülmesinin ardından duygusal yeme bozukluğunun da kendi kendine kaybolduğu gözlemlenmektedir. Ancak duygusal yeme bozukluğunun tek nedeni yukarıda yer verdiğiklerimiz değil. Zayıf olmaya olumlu özellikler atfeden toplumsal algı ve bunun yarattığı baskı, ebeveynlerin bilinçsiz eleştirilerine maruz kalan çocukların kendilerini baskı altında hissetmesi ve beyne doyma hissini ileten hipotalamusun doğru sinyal gönderememesi gibi bazı biyolojik durumlar da duygusal yeme bozukluğuna neden olabilir.

Duygusal yeme bozukluğunun nedeni ne olursa olsun, birey için oldukça zarar verici olabilmektedir. Genellikle kilo artışıyla başlayan bu süreç; uykusuzluk, stres, duygusal ve sosyal sorunlar, depresyon, kaygı ve daha farklı sorunlara yol açabilir. Bu nedenle duygusal yeme bozukluğunu tanıyıp onu yönetebilmek ve yemekle sağlıklı bir ilişki kurabilmeye başlamak büyük önem taşır. Aşağıda duygusal yeme bozukluğuyla başa çıkmak için uygulanabilecek yöntemleri bulabilirsiniz:

Düzenli yeme rutini
Çok acıkmayı hiçbir zaman beklemeyerek, kendinize ana ve ara öğünlerden oluşan düzenli bir beslenme şekli oluşturmalısınız. Çok acıkmak, her zaman çok yemek demektir. Bundan korunmak için öğünlerinizi atlamayıp sağlıklı beslenmelisiniz.

Farkında olun
Farkındalığınızı geliştirmek, bu konuda atabileceğiniz en önemli adım olabilir. İçinde bulunulan ana odaklanmak, aynı zamanda sizin öğünler esnasında yediklerinize de odaklanmanızı sağlar. Bu şekilde neyi ne kadar yediğinizi bilmenizin yanı sıra, yediğiniz yiyeceklerin tatlarını da tam anlamıyla hissedebilirsiniz ve bu da bir süre sonra tükettiğiniz öğünlerin sizi daha kısa sürede doyurmasını sağlar. Ayrıca yine farkındalık sayesinde hissettiğiniz açlığın fiziksel mi yoksa duygusal mı olduğunu anlayabilirsiniz. Farkındalığınızı geliştirmek için meditasyon ve nefes egzersizlerinden faydalanabilirsiniz.

Yeme zamanı
Duygusal yeme bozukluğu yaşayan kişiler, genellikle belirli olaylar sırasında ya da sonrasında çok yemeye eğilim gösterirler. Örneğin; belirli bir kişiyle konuştuktan sonra, sosyal medyada size kendinizi yetersiz hissettirecek bir paylaşım gördüğünüzde, eski sevgilinizi hatırladığınızda, yoğun geçecek bir hafta öncesi Pazar akşamında çok yemeye daha meyilli olabilirsiniz. Kendinize sorun ve bunları keşfedin. Ardından sizi tetikleyen bu durumlardan kaçınmaya çalışın.

Sağlıklı alışkanlıklar
Duygusal yeme alışkanlığı size o an için kendinizi iyi hissettirse de sonrasında genellikle pişmanlık ve suçluluk hissetmenize neden olur. Olumsuz duyguların hayatın bir parçası olduğunu ve karşımıza hayat boyu farklı şekillerde çıkacağını unutmayın. Bu yüzden onlarla daha sağlıklı yollardan başa çıkabilmeyi öğrenmek gerekiyor. Egzersiz yapmak, hissettiklerinizi yazmak, müzik dinlemek ya da arkadaşlarınızla buluşmak gibi kendinize iyi gelen diğer şeyleri yaparak duygusal yemek yemeden uzaklaşmayı deneyin.

Duygusal yeme bozukluğuyla mücadele etmek için öncelikle bu sorunun altında yatan nedeni bulmalısınız. Biyolojik nedenler söz konusu ise gerekli tedaviyi uygulamalı, eğer sadece sıkıldığınız için yemek yiyorsanız da kendinizi can sıkıntısından kurtaracak aktiviteler bulmalısınız. Eğer duygusal konularda herhangi bir tatmin olmama durumu ve mutsuzluk yaşıyorsanız, yine yukarıda verdiğimiz metotlarla bunun üstesinden gelebilir ve daha ağır olan durumlarda psikoterapi almayı tercih edebilirsiniz.