Komşu ziyareti yapmak isteyenlere: Gürcistan rehberi

0
7

Üzüm bağlarıyla dolu geniş vadilerinden muhteşem dağ manzaralarına Gürcistan, dünyadaki en güzel ülkelerden biri. Özellikle doğa yürüyüşü, at binme, bisiklet, kayak ve rafting gibi doğa sporlarını sevenler için eşsiz fırsatlar sunan ülke, anı zamanda dünyada şarabın doğduğu yer olarak da biliniyor. Biz Türkiye vatandaşları için pasaporta dahi gerek duymadan gidebileceğimiz Gürcistan, aynı zamanda Karadeniz mutfağıyla ortak yönleri olan bir yemek kültürüne ve son derece misafirperver bir halka sahip. Eğer siz de bu güzel ülkeyi gezilecek yerler listenize eklemeyi düşünüyorsanız, aşağıda yer verdiğimiz bilgilere bir göz atabilirsiniz:

Tiflis
Gürcistan dendiğinde ilk olarak akla başkent Tiflis geliyor. Kura Nehri etrafında kurulmuş bu şehrin etrafı dağlar ve tepelerle sarılı. 5. yüzyıldan beri Gürcistan’ın başkenti konumunu sürdüren Tiflis, sahip olduğu uzun tarihi mimarisine de yansıtmış durumda. Türkiye’den uçak ve Gürcistan’ın diğer şehirlerinden uçak ve trenle ulaşabileceğiniz şehirde özellikle Eski Tiflis’i ziyaret etmenizi ve tarihi sokaklarında gezerken yöreye özgü bir pide türü olan ‘haçapuri’yi mutlaka denemenizi öneririz.

Batum
Gürcistan’ın ikinci en ünlü şehri ise Batum. Karadeniz kıyılarında modern bir şehir olarak varlığını sürdüren Batum, mimaride Avrupa ve Asya stillerinin buluşma noktası. Öyle ki peri masallarındakilere benzer kuleler, heykeller ve binalar görmeniz mümkün. Şehre vardığınızda Batum Botanik Bahçesini görmeyi ve Piazza meydanında bir kahve içmeyi unutmayın. Ayrıca, Türkiye’nin farklı noktalarından uçakla ya da otobüsle ulaşabileceğiniz Batum’da ‘hinkal’ adı verilen büyük bir mantı türünü de tatmanızı tavsiye ediyoruz.

Vardzia
Gürcistan’ın güneyinde, bir mağaraya oyulu halde bulunan Vardzia, muhteşem manzaralı bir manastır. Adeta filmlerden fırlamış gibi görünen bu yapı, 12’inci yüzyılda kadın hükümdar Kral Tamar zamanında yapılmış. Vardzia, yakın dönemde bir depremin bu yapıyı ortaya çıkarmasına kadar, aslında kayaların altında bulunuyordu. Şimdi ise her yıl binlerce turisti kendine çeken bir cazibe merkezi.

Chiatura
Bir zamanlar Gürcistan’ın maden çıkarılan şehirlerinden biri olan Chiatura, günümüzde teleferikleriyle ünlü. 1954 yılında dönemin Sovyet yönetimi tarafından madencilerin taşınması için yaptırılan bu teleferikler, bölgenin her köşesini birbirine bağlıyor. Hatta bu nedenle şehir, ‘teleferik şehri’ olarak biliniyor. Halen bir ücretsiz toplu taşıma şekli olarak kullanılan bu taşıtlara binmeniz ve biraz korkulu, biraz da keyifli bir deneyim yaşamanız mümkün.

Svaneti
Gürcistan’ın kuzeybatısında bulunan Svaneti, Kafkas Dağlarının kalbinde yer alan tarihi bir şehir. Nefes kesen manzaralara sahip küçük ve yemyeşil köyleriyle ünlü bu şehir, insanda adeta bir pastoral tablonun içindeymişsiniz hissi yaratıyor. Kafkas Dağlarının eteklerinde Avrupa’nın Orta Çağlarına geri dönmek isteyen herkes, Svaneti’yi ve özellikle de Uşguli Köyünü ziyaret etmeli.

Tuşeti
Gürcistan’ın kuzeydoğusunda yer alan Tuşeti, bölgenin yeşil doğasının tüm ihtişamıyla gözler önüne serildiği bir şehir. Tuşeti’ye varabilmek için Abano adında, yaklaşık 3 kilometrelik bir yolda seyahat etmek gerekiyor. Ancak Abano’nun dünyanın en tehlikeli yollarından biri olarak düşünüldüğünü hesaba kattığımızda, bu yolculuğun ne kadar heyecan verici olabileceğini de anlamış oluyoruz. Ancak bu yolun tüm yıl boyunca sadece yaz döneminde 5 ay açık kaldığını ve yerlilerin dahi kış döneminde yükseklere çıkmadığını da eklemeliyiz.
Gürcistan, pasaporta dahi gerek duymadan ulaşabileceğiniz muhteşem bir ülke. Karadeniz bölgesinin kültürüne benzer kültürü, damak tadınızla son derece uyumlu lezzetleri, sıcakkanlı insanları ve eşsiz mimarisiyle kalbinizi çalacağına emin olduğumuz bu ülke, aynı zamanda bütçe dostu bir tatil imkanı da sunuyor.