More
    Ana SayfaYaşamDoğaya Zararsız Tekstil İçin 10 Öneri

    Doğaya Zararsız Tekstil İçin 10 Öneri

    Doğaya her alanda olduğu gibi tekstil alanında da zarar verdiğimiz doğru. İçinde yaşam sürdürdüğümüz Dünya’ya verdiğimiz zararlar gün sonunda tabi ki bize eksi olarak dönecek, dönüyor. Sıkılan parfümlerle, yakılan ormanlarla, suyu kirletmekle doğaya epeyce zarar veriyoruz. Zararlar maalesef bunlarla sınırlı değil. Tekstil alanında da Dünyamıza zarar veriyoruz. Bu yazıda size doğaya zararsız tekstil için 10 öneride bulunacağız.

    Tekstil’in Tarihi

    Tekstil, Osmanlı Devleti’nin kurulmasıyla hatta Selçuklu Devletine kadar uzanmaktadır. Osmanlının yükselişiyle Osmanlı Devleti tam bir tekstil merkezi olmuştur. Batılılaşmayla da fabrikalar kurulmuştur. Avrupa’ya ulaşan Türk kumaşları çok beğenilir ancak Avrupa’nın kendini geliştirmesiyle bu alanda gerileme yaşanmıştır. Cumhuriyet döneminde endüstri alanında ilk kurulan tekstil olmuştur. Kayseri’de kurulan Sümerbank ile modern anlamda kurulan tekstil alanının temelleri atılmıştır. Çalışacak kişiler yurt dışından eğitim almıştır. Çok fazla fabrikaya bünyesine alan Sümerbank artık bir araştırma merkezine ihtiyaç duymuş ve TEAM (Tekstil eğitim ve araştırma merkezi) kurulmuştur. Daha sonraları çöküşe uğrayacak olan Sümerbank tarihte büyük bir öncülük etmiş bir kurum olarak kalacaktır.

    Doğaya zararsız tekstil neden önemlidir?

    Günümüzde yaşanan gerek su krizi gerekse iklim değişikliğinin altında aslında her zaman şu yatıyor: Çevre kirliliği. Dünyadaki sistem birbirine bağlıdır aynı vücudumuz gibi. Oluşan herhangi bir olumsuz durum diğerlerini de etkiler. Dolayısıyla çevreyi her alanda temiz tutmak; bizim, hayvanların, bitkilerin yaşam sürdürmesine devam etmesini sağlar. Tekstil alanında da elimizden gelenin fazlasını yapmalı ve temiz çevre için her önlemi almalı ve bu konuda titiz davranmalıyız. Aksi durum bizi olumsuz etkiler.

    İnsanlar hava şartlarından korunmak, sert cisimlerin çarpmasından korunmak için örtünürler. Günümüzde bu daha çok güzel görünmek, modaya uygun olmak için giyinmek daha ön plandadır. Modanın hızla yayılması ve sürekli bir değişim içinde olması tabi ki toplumda bir tüketim çılgınlığı yaratıyor ve bir süre sonra bu çılgınlık israfa ve kirliliğe dönüşüyor. Bu çılgınlık artık tüketicilerin kıyafetleri az kullanmasına, moda sürekli değiştiği için kullanıp atmasına sebep oluyor. Ama bu sadece tüketicilerin oluşturduğu bir kirlilik değil. Moda diye önümüze sunulan bu giysilerin yapım aşamasında da kirlilik söz konusu. Hadi bakalım bu kirliliği nasıl önleyebiliriz.

    Çevreye Duyarlı Tekstil Nasıl Olur?

    Tekstil alanında çevreye karşı daha duyarlı olmak için  hem üreticiye hem tüketiciye çokça iş düşmektedir.

    • Üreticilerin kullandığı tüm malzemelerin çevreye ve doğaya zararsız olması en önemli adımdır. Kullanılan pamuk ve elyafın yetiştirilmesinde özen gösterilmelidir. Bitkinin yetişmesi için verilen can suyu da yeteri miktarda kullanılmalı aşırıya kaçılmamalıdır. Ayrıca gübreleme ve ilaçlamadan kaçınılmalıdır. Yani bitkiler organik olarak yetiştirilmelidir. Kullanılan gübre ve ilaç hem toprağa hem de su kanallarına zarar verir yani çevre dostu değildir. İlaçlı ve gübreli yetiştirilen ürünlerden kıyafet yapıldığında insanlar içinde zararlıdır. Direkt deriyle temas halinde olduğu için alerjik reaksiyona sebep olabilir. Özellikle çocuklar için hassas davranılması gereken bir konudur. Deride tahrişe sebep olup zarar verebileceği gibi solunum yoluna da zarar verebilir. Baskılı kıyafetlerin yapımında kullanılan boyalar da insan sağlığı için zararlıdır.
    • Üretimde kullanılacak kumaşların gereğinden fazla kullanılmaması çevre için daha sağlıklıdır.
    • Kıyafetler daha kaliteli üretilmelidir ki uzun süre kullanılabilsin ve kirlilik önlensin.
    • Üretilen giysilerin baskısı yanlış basıldığında veya herhangi bir yanlışlık olduğunda ürünler batik gibi işlemlerle tedavi edilmeye çalışılmalı çöpe atılmamalıdır.
    • Üretim aşamasının sonunda artan atıkların çevreye zarar vermeyecek şekilde yok edilmesi gerekmektedir. Aksi durumda çevreye fazlaca zarar vermektedir.
    • Tüketici bakımından da alınan ürünü uzun süre kullanmak, doğa dostu deterjanlarla yıkamak, zarar gördüyse atmadan tamir etmek tüketicilere düşen görevler arasında.
    • Kullanılmış, modası geçmiş, küçülmüş ürünler atılmak yerine geri dönüşüm projeleriyle tekrar hayata döndürülmelidir.
    • Üretimde olabildiğinde az enerji kullanmak yine doğa için en iyisi.
    • Atık kıyafetlerin geri dönüştürülmesine özen gösterilmesi gerekmektedir.
    • Kullanılmayan eşyaları çöpe atmak yerine satılabilir üstüne kar elde edilebilir.

    Sayılan bu adımlar fazla ve zor gibi gözükse de işin ucunda sağlığımız ve yaşama devam edebilmemiz olduğu için herkesin duyarlı olması gerektiğini düşünmekteyiz. Bir kişinin bile kirlilik alışkanlığını değiştirmesine ön ayak olduysak ne mutlu bize.

     

     

     

    CEVAP VER

    Lütfen yorumunuzu giriniz!
    Lütfen isminizi buraya giriniz

    Çok Okunanlar

    Gözden Kaçmasın